7 Şubat 2009 Cumartesi

FutbolPedia 12


Zamane formaları...

D.K: Bir marka sevdasıdır almış başını gidiyor. 1970’lerin sonunda, 80’lerin başında futbol piyasasına formalara “reklam” veya “sponsor” alma modası başladığında, futbolun böylesine endüstriyel bir kavrama geleceğini kimse bilmiyordu sanırım. Beklide eşin dostun hatırına yapılmaya başlanan bu uygulama, şimdi futbol takımlarının geleceğini belirlemede en önemli finansal getirilerin başında geliyor.
Geçen yaz gazetede bahsetmiştim. Formalarına reklam alan ilk kulüp 1976 yılında “Hitachi” reklamı ile Liverpool kulübüydü. Daha sonra diğer kulüpler de bu modaya katıldılar ve sarmaşık bugünkü durumuna geldi. Chelsea’nin formalarına ilk reklamını 1983 yılında alması (Gulf Air şirketi), Liverpool’un ilklerin kulübü olduğunu ve futboldaki önderliğini gözler önüne seriyor. Manchester United ise 1982 yılında formalarında taşımaya başladıkları “Sharp” reklamını tam tamına 18 sezon taşıyarak yaptıkları anlaşmanın iki taraf açısından ne denli karlı olduğunu bizlere ispat ettiler. Aynı şekilde Arsenal “JVC” reklamını 17 sene, Liverpool ise “Carlsberg” reklamını 1992’den bugüne kadar formasında taşıyor. Sanırım en azından birkaç sene daha devam edecek olan bu işbirlik, lig tarihinin en uzun anlaşmalarından biri olabilir.
Reklamlardan daha ziyade markalaşma sendromu tüm dünyayı etkisi altına almış durumda. Örneğin bugünlerde Beckham, kendi aynı zamanda kendi sponsoru da olan ve Milan’ı giydiren adidas sayesinde İtalya’ya futbol oynamaya gitti. Aynı zamanda adidas’ın yıllardır reklam yüzü olan Beckham, daha önce Real Madrid ve Los Angeles Galaxy’de forma giydi ki onları da adidas giydiriyordu.

Formalarının yapımcılarıyla özdeşleşmiş bir sürü kulüp var. Aynı zamanda “derbi” diye nitelendirdiğimiz kulüp sıfatına giren takımlar da forma üreticilerini farklı seçebiliyorlar. Örnek olarak Arjantindeki Boca Juniors Nike firması ile çalışırken, ezeli rakibi River Plate ise adidas’ı tercih ediyor. Aynı örneği İspanya’da Barcelona ve Real Madrid veya Atletico Madrid, Real Madrid arasında görmek mümkün. Alman Adi Dassler’in kurduğu adidas firması şu anda dünya futbolunda moda sektörüne yön veren bir firma. Burada amacım reklam yapmak değil. Zira şu anda İnter, Barcelona, Celtic, Manchester gibi kulüplere ve birçok bireysel sporcuya sponsorluk yapan, ismini Yunan mitolojisindeki ‘Zafer tanrıçası’ndan alan Nike firması da adidas ile başa baş bir yarış içinde.

Fakat benim aklımda kalan adidas’ın yeri bir başka. Şu yeni zamandaki kendini ekonomik dengelere hapsetmiş adidas’ın yerine, bir dönemler Rudi Voller’in, Beckenbauer’in, Kevin Keegan’ın ve tabii ki Maradona da dâhil olmak üzere bir sürü efsanenin terlettiği o formalar, ayakkabılar sanki de saf ve mücadeleci futbolun bir ispatıydı. Anı olarak kaldılar şu an. Bir takım da çıksa, adidas’ın eski logolu formasını satsa, Chelsea forması bile olsa alırım Okan abi!
Bu konuyu fazla reklama dalmadan keselim. Bu yazıyı okuyan büyüklerimizi, ellerinde bulunan eski Kıbrıs Ligi fotoğrafları varsa, bizlerle mail yoluyla paylaşmalarını rica ediyorum. Şahsen böyle derin bir araştırmayı başlatıp, bir-iki ay içinde bunun üzerine de bir yazı yazabilriz.
Son olarak, endüstriyel futbola karşı olan biri olarak, buna rağmen kendi futbolumuz için sponsorluk bilincinin bir an evvel benimsenmesi gerektiğini ve her takımın olmasa bile, büyük diye nitelendirdiğimiz takımların, MTG gibi bir mağazaları olması gerektiğini düşünüyorum.


OD: Futbol denince akla top ve formalar geliyor elbette. Dünyada en çok izlenen olgu da futbol olunca ister istemez kapitalizm bu alanı da keşfediyor. İngiltere'de ilk önce bu işin Liverpool ile başlaması da rastlantı değil elbette Deniz... 1970'ler ve futbol denince akla gelen takım Liverpool oluyorsaydı, herkesin malını Liverpool üzerinden pazarlama düşüncesinin de bu şekilde geliştiğini düşünebiliriz. O yılların Liverpool'u hala aklımda ve ilk onbirini şu anda bile ezbere sayabilirim. Souness, Kegan, Kennedy, Clemence ve diğerleri... Efsane bir takımdılar. Ama 1986 yılındaki Heysel faciasında yaşanılan olaylardaki sorumluluğu hem Liverpool'un hem de İngiliz futbolunun aldığı 5 yıllık Avrupa yasağı ile kendilerine çok pahalıya mal olmuş. O günden sonra futboldaki sadece İngiltere'de değil Avrupa'daki liderliklerini kaybetmişler.
Sadece ilginçtir her takımın İngiltere'de bir 'home' forması var ki bu o takımın klasik renkleri ve dizaynıdır. Bir de 'away' forması var ki bu da rakip veya düşman sayılacak takımın rengi de olablir. Hatta 'away' formaları iki veya üç çeşit renkte de olabilir. Örneğin bu yıl ManU away formalarının birinde rakibi Chelsea'nin mavilerini giyiyor. Halbuki düşünebilirmisiniz bir Galatasaray'ın deplamanda mavi forma giymesini! Hele İspanya'da Barcelona'nın kutsal forması ve renkleri adeta Katalanların bayrağı sayılıyor. Sadece tarihlerinde bir kez dünya çocuklarına yardım için UNICEF yazmışlar formalarına ve Fairplay'e layık görülmüşler. Bu ulvi amaç için dünya çocuklarına forma gelirlerinden bir milyon eurodan fazla para katkısı da yapmışlar ayrıca... Barcelona niye reklam almıyor, milyonlarca euro tekliflerini geri çevirerek? Çünkü forma onların bayrağı ve bayrak üzerine reklam alınmaz, onlar için. Ayrıca Barcelona formasında 'beyaz' rengin esamesine dahi rastlayamazsınız! Çünkü beyaz Real Madrid'in renkleri. Ezeli ve ebedi düşman Real'i çağrıştıracak hiçbirşey Barcelona'nın formasında, pardon Katalanların bayrağında yer alamaz... Yani bu onlar için Türkiye bayrağında mavi çizgilerin yer alması gibi birşey heralde...

Bir de çok eskilere gitmişsin Deniz ve eski adidas logolu Chelsea forması demişsin. 1980'ler için tamam ama daha da geriye gidersek, yani 1970'lerin başına kadar inersek, formalar spor firmalarının logolarını dahi taşımıyordu. 1970 FA Cup ve 1971 Avrupa Kupa Galipleri Kupası'nı kazanan Chelsea formalarını hala saklıyorum ve üzerlerinde logo yok! Masmavi bir forma ve üzerindeki amblemiz olan Aslanımız Deniz. Ve retro olarak hala daha Chelsea Megastore'da satılıyorlar. Giyme sözü verdiğine göre sana bir tane alacağım...
Tabi ki firma sponsorluğunun futbolda hangi boyutuna geldiğini anlatmak için en çarpıcı örnek Nike sponsorluğundaki Brezilya ile ilgili olandır herhalde. Dikkatini çektimiydi o günlerde bilemem ama çok küçük bir haber olarak kalmış ve unutulmuştu. Nike Brezilya'ya son dünya kupalarında sponsorluk parasını öderken hangi takımı çıkaracaklarını ve hangi futbolcuları ilk onbirde oynatcaklarını da şart koşmuştu!

Hiç yorum yok: