31 Temmuz 2010 Cumartesi

Cesme - Cranberries Konseri


Efendim, malum Izmir'de ikamet ettigimizden, Cesme bizlere cok yakin oluyor. Haftasonu atla git, pazar aksami geri don misali. Yaz, gunes, sicak kombinasyonunu cok seven, kaninda Afrikalik bulunan bendeniz, solugu surekli Kibris'ta aliyordum iste ama Kibris'imin nadide ucak sirketi KTHY'nin hukumet emelleri sonucu batmis olmasi, monopol piyasanin tukruk bezlerini sisirdikce sisirdi ve Pegasus/Atlasjet ikilisinin fiyatlari tavan yapti. Guzel ulkeme sadece kumar oynamak ve para harcamak (kaybetmek) icin gelen insanlar bu parayi gomlek cebinden cikarir verir ama ben maalesef oyle yapamiyorum. Iste sevgili okur, bu yuzdendir ki, o guzel yemekleri, harika insanlari bir muddet daha ozleyecegim.
Neyse, ne diyorduk, iste Kibris'a gidemedigim icin, vucuduma gereken gunesi ve D vitaminini almanin en kolay yolu Cesme olarak belirdi. Ilk Cesme haftasonunu yaptiktan sonra, ikinci kez gelmek icin bir neden bulmak gerekiyordu ve bundan daha iyisi olamazdi.
Irlanda bazli grup, asik olunasi bir solist ve hafizalara yer edinen sarkilar ile Cranberries (KIRANBERIZ) tekrar bir araya gelicekmis dediler, git bilet al dediler, gittik bilet aldik.
Megersem bilete gerek yokmus. 2 hafta once Cesme'de ortak arkadaslar vasitasi ile tanistigimiz ve BURN bunyesinde calisan Sureyya'nin sayesinde VIP'den giris yaptik Seaside'a.


Konserin ikinci sarkisinda iceri girdik, zira arabayi yaklasik bir 2-3 km uzaga park edip yuruduk. Animal Instinct ile basladiklari konseri ikinci kez soyledikleri Salvation ile bitirdiler. Hepsini gectim Dolores muthisti. Asik oldum resmen. Bu kadar enerjik, bu kadar yaptigi isten, sarki soylemekten zevk alan bir kadin... Ayrica bircok konserde karsimiza cikan (cikiyor iste itiraf edin) solist'in sesinin albumdekinden farkli olmasi, detoneler falan Dolores'te kesinlikle yoktu.
Anormal bir sahne sovu olmadi ama Salvation'da avazim ciktigi kadar bagirdim, kendimden gectim...
Bir daha olsa yine giderim dedim kendime. Ama Arctic Monkeys istiyorum ben simdi Turkiye'de. Hadi dagilalim, cok muzik konustuk...

Kendime Not

Sanirim Kibris'ta bir gazatede de yaziyor olmamdan dolayi, her zaman Turkce karakter kullanma konusunda kendimi kastim durdum. Maalesef bilgisayarim Turkce klavye degil. Bu nedendendir belki de, uzun zamandir yazmaya useniyordum, kendi kendime erteliyordum hep.
Sonra uzun zamandir okudugum Borges Blog'un da boyle yazdigini farkettim birden. Niye bugune kadar farketmedim bilemiyorum. Okurken zorlanmamamdan olsa gerek.
Neyse, bundan sonra boyle duz yazacagim artik, zorlanan okumaz, ama kimse de zorlanmaz bana sorarsan...

20 Temmuz 2010 Salı

Trainspotting - Aklimda geldi birden

Chaogrey sagulsun. Yeniden hatirlatalim

Choose Life. Choose a job. Choose a career. Choose a family. Choose a fucking big television, choose washing machines, cars, compact disc players and electrical tin openers. Choose good health, low cholesterol, and dental insurance. Choose fixed interest mortgage repayments. Choose a starter home. Choose your friends. Choose leisurewear and matching luggage. Choose a three-piece suit on hire purchase in a range of fucking fabrics. Choose DIY and wondering who the fuck you are on Sunday morning. Choose sitting on that couch watching mind-numbing, spirit-crushing game shows, stuffing fucking junk food into your mouth. Choose rotting away at the end of it all, pissing your last in a miserable home, nothing more than an embarrassment to the selfish, fucked up brats you spawned to replace yourselves. Choose your future. Choose life... But why would I want to do a thing like that? I chose not to choose life. I chose somethin' else. And the reasons? There are no reasons. Who needs reasons when you've got heroin?