17 Ağustos 2010 Salı

Buraya Başlık Gelecekmiş Dediler

Geçen gün blogda yayınladığım ve ertesi gün ise Kıbrıs Yenidüzen Gazetesinde yayınlanan yazım ile ilgili olarak tarifsiz bir mutluluk yaşıyorum 2 gündür. Gazeteyi kaç kişi satın alıp okudu bilmiyorum ama, uzun zamandır internette (an itibari ile) 640 hit almamıştım. Tabii bunun üzerinde uzun zamandır kendimi verip ciddi şeyler yazmama durumu da vardı, fakat böyle bir amacım olmamasına rağmen (bilen bilir) yine de sevindirik oldum işte.

Demek ki okumayı seven insanlar var çevremde, ve eminim ki twitter'da beni 70 kişi takip etse de, arkadaş çevremden bu yazıyı okuyan bayağı bir insan olmuştur. Böyle durumlarda, televizyonda (boş) konuşup, milyarlar alan (eski para ile konuştum, daha vurucu olsun) insanlar geliyor gözümün önüne. Ve onlar benim gözümün önüne geldik sonra, "Bu işi ticari olarak hiçbir zaman yapmayacağım" diyorum kendi kendime.

Evet, yaklaşık 2.5 yıldır aynı gazetede yazıyorum ve bir gün bile bu işten maddi kazanç sağlamayı amaçlamadım. Herkes bana sordu, sordu, sordu. Hayır abi, zorla değil işte, ben bu işi kendi tatminim için yapıyorum, sen yaparsan parasını istersin, o beni bağlamaz.

Benim, bu işi yaparak (ki iş bile demiyorum) kazadıklarımı, dünya alem kazanamaz. Ben Ankara'da, Eskişehir'de, İstanbul'da, İzmir'de yüzlerini hiç görmediğim, seslerini hiç duymadığım ama her türlü benim gibi olan insanları tanıdım. Ben bu işi hakkıyla yapan, okuyan, tartışan, kendisini herkesi ile eşit gören, yaş farkı ayırmayan abileri tanıdım. Egosuz insanlar buldum çevreme. Sanal ise sanal, sana giren çıkan ne?

Bu ilgi alanı sayesinde benim ufkum genişledi, sorgulama anlayışım değişti. Ve bunların hepsi de, isimlerini sonradan öğrendiğim, yüzlerini görmediğim, seslerini duymadığım insanlardan geldi.

Hepsine teşekkürü borç bilirim. Onlar kendilerini biliyorlar. Sanırım bu haftasonu bu insanların en azından 3-5 tanesi ile tanışma şansı bulacağım. Şimdiden heyecan bastı.

Toparlayabildiklerim bu kadar. "Durmak yok, yola devam" diyeceğim ama, olmuyor. Biz kendi çevremize yetelim de, gerisi gelir zaten.

Haydin saygılar...


P.S: Neden mi Dalglish? Herşey onun sayesinde başladı da ondan...






Hiç yorum yok: