24 Eylül 2012 Pazartesi

İstanbul Gezisi Adına Teşekkür ve Özür Açıklaması


İşten ayrıldığım geçtiğimiz hafta sonunda Kıbrıs'a geri dönüşü gerçekleştirmeden bir İstanbul ziyareti yapmak büyük planlardan biriydi. En azından görebildiğim kadar insan görür, Şampiyonlar Ligi maçını izler, Cumartesi akşam da geri dönerim dedim ilk başta. Sonrasında bileti uzatmaya kadar giden süreçte hem teşekkür etmem hem de özür dilemem gereken insanlar olduğu bir gerçek.

Her şeyden önce bir hafta boyunca beni evinde ağırlayan, anahtarlarını verecek kadar bana güvenen, benimle birlikte 1 hafta aynı odada kalmaktan sıkılmayan sevgili Atıf Müezzinler "paşama" büyük teşekkür ederim. Hemen ardından bizleri evlerinde misafir eden Kemal İkizer ve Okan Akben'e, dövme sanatını muazzam icra eden kardeşim Kobay KronikTattoo'ya sonsuz teşekkür ederim.

Çarşamba günü oynadığımız Şampiyonlar Ligi maçını izlememizde büyük pay sahibi olan sevgili Onur "Abi" Yılmaz'dan başlamak üzere, orada benimle muhabbet eden Demirhan Tanık, Bengisu Genç, Halil Keskiner, Serkan Çavuş, Onur Saygın, Anıl Can Yıldırım, Hilmi Özcan, Kaan Cag, Gusese Kazım ve Pilgrimcem'e çok teşekkürler. Mağlubiyete rağmen unutulmayacak bir gece geçirmede vesile olduğunuz için.

Günün öncesine gidecek olursak Eurosport ofislerinde beni misafir eden çok sevdiğim Efe Yılmaz kardeşime, tekrar Onur Saygın'a ve Ali Murat Hamarat'a teşekkürler.

Benimle görüşmek için karşıdan Beyoğlu'na gelen ve muazzam sohbetine bira eşliğinde katılabildiğim Armağan Ükünç kardeşime gevezeliklerimi çektiği için, aynı gece yanımıza gelen İskoçya'dan eski dostum Emek Kurt'a getirdikleri ve sohbeti için teşekkürler.

Beni evlerinde kahvaltıya çağıran, daha sonra o yetmezmiş gibi bir de kombinesini veren Elbruz ve Serenay Yılmaz kardeşlere, kardeşlerime ayrı paragraf açmasam olmazdı. 3 yıllık İzmir maceramda her zaman yanımda oldular, o bambaşka yazı konusu zaten.

Cuma günü aniden Kıbrıs'tan İstanbul'a gelen ve "ani gelişen rakı sofrası" ile 4 yıllık Kıbrıs özlemimi gidermemde yardımlarını esirgemeyen Hüseyin Malyalı, Atıf Müezzinler ve sevgili Pınar'a, muhteşem gece için çok teşekkürler.

Pazar günü bir çocuk gibi beni ortama sokmaya çalışan, Kaan Cag ve Bengisu'ya, Ali Sami Yen Sokak'ta gördüğüm Onur Saygın, Onur Yılmaz ve Halil Keskiner'e de çok teşekkürler. Ayrıca bizi maça götüren (her ne kadar hakkımda kötü plan yapsa da) Demirhan'a teşekkürü borç bilirim.

Ve gelelim özür kısmına, ki bu daha zor olacak...

En büyük özür sanırım çok görüşmek istediğim fakat bir türlü ayarlayamadığım Turgay Keskin'e gitmesi gerek. İlk gece yetişememek, ikinci görüşme planında ise aksilik ve trafiğe takılıp gelememek benim adıma büyük utanç oldu. Çok özür dileyerek, bir sonraki gelişimde görüşeceğim ilk ismin kendisi olacağını belirtmek isterim.

Sonrasında benim İstanbul'da olduğumu bilen ama görüşme şansı yakalayamadığım M. Can Mutlu ve Cihat Akbel (kendisi ile çok kısa görüşebildik) ile Yunus Dinç abiden özür dilerim, affetsinler...

Görüşme şansını bir türlü ayarlayamadığımız insanlar ise sırası ile eski dostum Seda Yorgancıoğlu, Kıvırbaş Ceren Danışoğlu, İzi Deventurero, İlker Yılmaz ve Evrim Berk de umarım beni bir şekilde affederler.

Dicle Bağcı, İzmir'e geldin, görüşelim dedin, telefonunu yanlış gönderdin. Sonra İstanbul'a geldim ama bu sefer ben zaman bulamadım. Bu işin sonu ya Kıbrıs ya Adana olacak gibi... Kusura bakma...

Benim için çok güzel bir hafta oldu, geri dönüş stresi ile dolu olacak önümüzdeki iki hafta öncesi kafa güzel bir reset atmış oldu. İstanbul güzel, Galatasaray daha da güzel....

İstanbul'da bu kadar güzel insan tanımak da ayrı bir mutluluk kaynağı...



1 yorum:

Emek Kurt dedi ki...

Deniz seninle yillar sonra gorusmek muhabbet etmek cok guzeldi, bizde sana cok tesekkur ederiz:)